12’Yİ OKUYORUM

“12” yayımlanalı 4 yıl geçmiş, zaman da uçmuş gitmiş. Şimdi dönüp uzun zamandır okumadığım bu öykülere yeniden bakınca, tıpkı ilk günkü gibi heyecanlanmamın yanı sıra öykülerle arama zaman ve yeni tecrübeler girdiğinden, neyi neden yazdığımı daha iyi görüyorum. Bu video’da Pan Yayıncılık için 12’den kısa bir bölüm okumadan önce öyküleri yazma amacıma küçük bir yolculuk … Read more 12’Yİ OKUYORUM

DÜNYA İÇİNDE DÜNYA

Çocukken, annemin hala çalıştığı ve okula henüz başlamadığım yıllarda, gündüzleri bana arka sokakta oturan ciciannem bakardı. Ne güzel, ahenkli adı vardı ciciannemin: Muhsine… Karakteri de adı gibi günümüzde bulunmayan inci tanelerindendi, gülüşü içten ve utangaçtı. Çocukluğun o uzun günlerinde ciciannemin evinde zaman, benim hiç kaçırmadığım Susam Sokağı’yla ciciannemin hiç kaçırmadığı Yalan Rüzgârı arasında geçmek bilmezdi. … Read more DÜNYA İÇİNDE DÜNYA

TELEFONUMU KIRDIM – HÜKÜMSÜZDÜR

Bundan iki ay önce, henüz Korona’dan haberimiz olmayan günlerde, telefonumu düşürdüm. Tabii anında, zinhar işlenmemesi gereken günahlardan birini işlediğimi fark edip, telefonu yerden aldım. Ekranı kırılan telefona baktım; ben telefona karşı mahcup, telefon kendi haline şaşkın… Birkaç saniye sonra telefon şöyle bir silkinip kendine geldi, bana sitemkâr baktı ve dile geldi: “Bir daha yapma ama!” … Read more TELEFONUMU KIRDIM – HÜKÜMSÜZDÜR

MATRUŞKA

“Ne işle mi uğraşıyorum? Yazarım…” “Çocuk kitapları, değil mi?” “Hayır, yetişkinler için kurgu edebiyat.” “Aaa… Ne tür kitaplar yazıyorsunuz?” “Daha çok distopik dünyalarda kurgulanmış ve insan psikolojisinin karanlık noktalarını irdeleyen romanlar ve öyküler. Bu hikayelerde aynı zamanda da dili kırmaya ve insanların önyargılarıyla oynamaya çalışıyorum.” “…” Korona’nın bir rock star edasıyla Dünya turuna başlamasından hemen … Read more MATRUŞKA

ÇALAR SAAT

Bundan iki ay öncesindeyim, İskoçya’nın küçücük bir kasabasındayım. Çamaşırhanede çamaşır makinesine kıyafetleri koyup başlat düğmesine basıyorum. Çamaşır makinesinin üstündeki kısa ve öz açıklamayı görüyorum: 40 dakika. Telefonumu çıkartıp çalar saati kuruyorum, çıkıp yolun karşısındaki kafeye gidiyorum. Elimde bitki çayı ve fincanla oturmak için cama yakın, ferah, aydınlık bir masa buluyorum. Ali Smith’in “Sonbahar” kitabını çıkartıp okumaya başlıyorum. Kitap harika. Beni alıp … Read more ÇALAR SAAT

SOĞUKKANLI MEDENİYET

Her yerde gürültü var, oysa sokaklar bomboş. Bu gürültü yumağı azla çok şeyi anlatan, ucu başı olmayan sessiz bir film gibi. Corona virüsü sayesinde herkes virolog, herkes profesör parçası, herkes politikacının alası, herkes galeyanı ateşleme bandosunun elemanı, herkes hop oturup hop kalkanın önde gideni, herkes… Dünya, teknolojinin nur topu bebeği sanal eğitimle gençleri yetiştirmek için … Read more SOĞUKKANLI MEDENİYET

MASALSI

“Bir İngiliz, bir Hollandalı, bir Kuveytli, bir İtalyan ve bir Türk, İskoçya’da aynı masaya oturmuşlar…” Bu bir fıkra ya da masal başlangıcı olabilirdi. Değil. Bu benim, sıradan bir günüm.  Farklı dilleri, dinleri, sosyoekonomik geçmişleri, kültürleri, alışkanlıkları paylaşan bunun gibi insanlarla, genellikle bir hafta boyunca, Dünya’nın farklı köşelerinde beraber dolaşıyorum. Tabii bu durum, arada bir başımı … Read more MASALSI

HOLLYWOOD YOLLARI

Geçen gün hayatımda ilk kez imzalı fotoğrafımı verdim; utana sıkıla, fotoğraf makinesine sırıtışımdan beş dakika sonra. Fotoğrafı bir hayrana vermiş değilim. Milano’nun en büyük fotoğrafçılık ekipmanları mağazasının sahibi olan arkadaşımızı ziyarete gittiğimizde, arkadaş benden önce birçok kişiye yaptığı gibi, beni de bir sandalyeye oturttu; yaptığı bir proje için cep telefonuyla fotoğrafımı çekti. Telefonu yazıcıya bağladı. … Read more HOLLYWOOD YOLLARI

KARLAR KRALİÇESİ

Gözlerimizi karanlıkta açıyoruz. Aslında sadece o sabah değil son üç aydır her sabah gözlerimizi karanlıkta açıyoruz; alışkanlık haline gelmiş hareketlerle hazırlanıyoruz, odadan çıkıyoruz. O sabah yanımdaki eşimle odadan otelin kapısına kadar uzanan koridoru boydan boya geçerken ve kafamın alacakaranlığında mahmurlukla dolaşmaya devam ederken, aslında otellerin birbirlerine ne kadar da benzediğini düşünüyorum. Odaların büyüklüğü ve şekli … Read more KARLAR KRALİÇESİ

ZAMAN DURDUĞUNDA

Önümde zaman durdu, her yeri sessizlik kapladı. Hem de bir kez değil, İzlanda’da olduğum hafta boyunca, birkaç kez. Biz biçare insanlar, egolarımıza yenilip zamanı durdurmaya uğraşaduralım: Gençleşme kremleri, türlü türlü enjeksiyonlar, delicesine yapılan egzersizler… Zamanın etkilerini silme çabası. Çizgilerini var olmamışçasına, hayat yaşanmamışçasına ortadan kaldırma uğraşısı. Oysa zamanı yalnızca, zamanı bizim için durdurmayan doğa dondurabilirmiş; … Read more ZAMAN DURDUĞUNDA