ÖLÇÜYÜ KAÇIRMAMAK – BİR TARHANA HİKAYESİ

Bir elim yoğurduğum hamurda, diğeriyse defterimin satırlarında dolanıyor. Şimdiye kadar her şey tamam, bütün malzemeler hamurda; hamurun rengi, görüntüsü olması gerekene aşağı yukarı benziyor. Sonra bir anda, “Tamam yani, bu kez ilk seferde tutturdum galiba,” derken, gözüm bir sonraki satıra iniyor, sbank! “Hamur, poğaça hamuru kıvamına gelecek ama biraz da ele yapışacak gibi olacak. Fazla … Read more

MÜZİKLE EVRİLMEK

“N’apıyorsun?” “Hiiiç müzik dinliyorum!” “Onu fark ettim de sen farkında değilsin, yine takılıp kaldın…” “Nasıl yani?” “Ne biliim. Bu, aynı şarkıyı üst üste yirminci kez dinleyişin de!” Müzikle aramda karmaşık bir ilişki var. Bu iki insan arasında olana benzer, çekişmeli, aşk dolu, inişli çıkışlı, ölene kadar bitmez bir yumak. Sanırım hemen hemen her müzisyenin müzikle … Read more

CIZIRTISINI SEVDİĞİM

Cızırtılar geliyor. Kulaklarımı daha da açıyorum. Uzaklardan bir yerden birkaç nota duyuluyor, tam da ihtiyacım olan. “Cızırtısını sevdiğim…” Çocukken radyo tiyatrolarını dinlerdim; evde sanki yanımda konuşuyorlarmış gibi net duyulurdu, arabadayken sürekli gidip gelirdi. Bir cızırtı kazanır bir tiyatrocunun gür sesi. Ne dünyalara giderdim, nereleri gezip dönerdim. Hala daha radyoyu açtığımda dünyaya bağlandığımı hissediyorum. Şimdi Internet var … Read more

BAŞIMIN ÜSTÜNDE BİR DÜNYA

“Şimdi ellerimizi ve dirseklerimizi yere böyle koyuyoruz, sonra yavaş yavaş ilerleyip, kafamız yerde, ayakları kaldırıp…” Gözlerim fal taşı gibi açılmış, kafasının üstünde duran yoga hocamı izliyordum. Hocam bir taraftan  kafasının üstünde durup bir taraftan da bana açıklama yapmaya devam ettikten sonra, ayaklarının üstüne indi ve “Hadi, bir de Emma göstersin…” diyerek kızına dönüp hareketi yapmasını … Read more

ELLA’YA MEKTUP (ELLA FITZGERALD’A SAYGIYLA)

Sevgili Ella, Sana bu satırları, kainatın bir köşesinden sesimi duyacağını umarak yazıyorum. Dün yine bana, “Bewitched, bothered and bewildered” dediğinde, sesindeki ipeksi tınılarla hayal alemine dalıp kayboldum. Bu kayboluş o kadar derindi ki, ben, sesini kullanmaktan aciz bir dönemin tam zamanlı enstrümancısı, sanki 1930’ların New York’unda şahane sesli bir şarkıcıymışım gibi, kendimi glissandolar, gamlar ve … Read more