SOĞUKKANLI MEDENİYET

Her yerde gürültü var, oysa sokaklar bomboş. Bu gürültü yumağı azla çok şeyi anlatan, ucu başı olmayan sessiz bir film gibi. Corona virüsü sayesinde herkes virolog, herkes profesör parçası, herkes politikacının alası, herkes galeyanı ateşleme bandosunun elemanı, herkes hop oturup hop kalkanın önde gideni, herkes… Dünya, teknolojinin nur topu bebeği sanal eğitimle gençleri yetiştirmek için … Read more

HOLLYWOOD YOLLARI

Geçen gün hayatımda ilk kez imzalı fotoğrafımı verdim; utana sıkıla, fotoğraf makinesine sırıtışımdan beş dakika sonra. Fotoğrafı bir hayrana vermiş değilim. Milano’nun en büyük fotoğrafçılık ekipmanları mağazasının sahibi olan arkadaşımızı ziyarete gittiğimizde, arkadaş benden önce birçok kişiye yaptığı gibi, beni de bir sandalyeye oturttu; yaptığı bir proje için cep telefonuyla fotoğrafımı çekti. Telefonu yazıcıya bağladı. … Read more

ZAMAN DURDUĞUNDA

Önümde zaman durdu, her yeri sessizlik kapladı. Hem de bir kez değil, İzlanda’da olduğum hafta boyunca, birkaç kez. Biz biçare insanlar, egolarımıza yenilip zamanı durdurmaya uğraşaduralım: Gençleşme kremleri, türlü türlü enjeksiyonlar, delicesine yapılan egzersizler… Zamanın etkilerini silme çabası. Çizgilerini var olmamışçasına, hayat yaşanmamışçasına ortadan kaldırma uğraşısı. Oysa zamanı yalnızca, zamanı bizim için durdurmayan doğa dondurabilirmiş; … Read more

BUZDAĞININ GÖRÜNMEYEN KISMI, MARILYN CANIM

Marilyn canım, Sana bu satırları yazarken, İzlanda’nın ücra bir köşesindeyim. Son günlerde, seni bana hatırlatan olaylar yaşıyorum. İşin garibi, bu olaylar Dünya’nın en sıcak yerinde vuku bulabildiği gibi, en soğuğunda da cereyan edebiliyor. Bekle de sana anlatayım… Geçenlerde, Dünya’nın ölçülmüş en yüksek sıcaklığının yaşandığı Ölüm Vadisi’nden dönüşte, Las Vegas’ta aklıma düştün. Biliyorsun, Vegas’ın çılgın sokaklarını … Read more

SAHNE DÜNYASI

İçinde bulunduğumuz devasa arabayla trafik ışıklarında duruyorduk. Işığın yeşile dönmesini beklerken bir an dışarıya baktım, sonra eşime döndüm, “Bak, Darth Vader ışın kılıcıyla iki kocaman tavuğa doğru koşuyor!” Evet, bunu gerçekten söyledim. Ve evet, ne kadar inanılmaz duyulsa da, bu olayı kendi gözlerimle gördüm. Bu, “günahlar şehrinde” gerçeküstü karakterlere  ne ilk ne de son rastlayışımızdı. … Read more

KELEBEK ETKİSİ

Önce olduğu yerde hafifçe kıpırdanıp ellerini ileri uzatıyor. Yapacaklarını kafasında sıralıyor. Paket kağıdını eline alıyor, masanın üstüne seriyor. Dikkatle ilerliyor. Ona kalsa, belki sadece işini yapıyor; işini yapış şekli sayesinde çevresine etki edebileceğiniyse, muhtemelen o anda düşünmüyor. Malum, yılbaşı kapıyı çaldı çalacak. Buralarda da bir hazırlık, bir hareketlilik; özellikle de yeme içme mevzusunda. Hal böyle … Read more

TERSİ DÜZ GÖRMEK

Arabaya sağ yandan biniyorum. Önümde direksiyon. Yolu ikiye bölen yol çizgisi sağımda. Aynaları düzeltiyorum, yola çıkıyorum. Bu ilk kez İngiltere’de araba kullanışım değil ama her seferinde ilk birkaç dakika, arabayı ters yönde kullanmaya alışmamla geçiyor. Bir kere, araba olduğundan daha genişmiş gibi görünüyor. Sol yanıma bakıyorum, araba gemi olmuş, yanımda deniz derya uzanıyor; yollarsa daracık, … Read more

BANLİYÖDE PAZAR

Banliyöde bir Pazar sabahı. Burası, benim banliyöm değil; duruşu, renkleri, endamı alıştığımdan farklı. Yine de kokusunda güneşli bir Pazar gününe ait ve her yerde rastlanabilecek parçacıklar var; biraz tembel, biraz müşkülpesent. Bilbao ve onun harika Guggenheim’i yalnızca 20 dakika ötede. Sokakların gözleri hala uykulu. Sörf mağazaları kapalı, restoranlar kapalı, marketler kapalı. Tek hareket, sokak arasındaki … Read more

LAGÜN KENARINDAKİ ÇEMBER

Lagün kenarında sıcak bir gün. Rüzgâr nemle dolu, ağır ve yapışkan. Sanki her dokunuşuyla tenimizde, kendinden bir şeyler bırakıyor. Rüzgarın uçuşarak bıraktıkları arasında etrafımdaki konuşmalar da var; sürtünüp geçişlerinde üstümde demet demet cümleler ve kelimeler kalıyor, yavaş yavaş harflere bulanıyorum. İki yanım, iki farklı fotoğrafçı grubuyla çevrili. Fotoğrafçıların sesleri müzikli, İtalyancanın kıvraklığıyla akşamüstü oyalarla işli, … Read more

ÇEKİNGEN KARŞILAŞMALAR (6) – Aşk İşi

Floransa, Bologna, Milano, Roma ve Torino’da yaptığım bu 5 günlük iş gezisinde anladım ki bir aşk işi bu, insanın yaşadığı yeri sevme meselesi. İnsan gittiği yere kadar bazı şeyleri idare ediyor, sonra daha fazla dayanamayınca ilişkiyi kesip atıyor. Ben de galiba büyük şehirlerde yaşamaya olan bağımı, bu şekilde kesip atmışım. Bologna ve Torino gibi düzenli … Read more