MATRUŞKA

“Ne işle mi uğraşıyorum? Yazarım…” “Çocuk kitapları, değil mi?” “Hayır, yetişkinler için kurgu edebiyat.” “Aaa… Ne tür kitaplar yazıyorsunuz?” “Daha çok distopik dünyalarda kurgulanmış ve insan psikolojisinin karanlık noktalarını irdeleyen romanlar ve öyküler. Bu hikayelerde aynı zamanda da dili kırmaya ve insanların önyargılarıyla oynamaya çalışıyorum.” “…” Korona’nın bir rock star edasıyla Dünya turuna başlamasından hemen … Read more MATRUŞKA

SOĞUKKANLI MEDENİYET

Her yerde gürültü var, oysa sokaklar bomboş. Bu gürültü yumağı azla çok şeyi anlatan, ucu başı olmayan sessiz bir film gibi. Corona virüsü sayesinde herkes virolog, herkes profesör parçası, herkes politikacının alası, herkes galeyanı ateşleme bandosunun elemanı, herkes hop oturup hop kalkanın önde gideni, herkes… Dünya, teknolojinin nur topu bebeği sanal eğitimle gençleri yetiştirmek için … Read more SOĞUKKANLI MEDENİYET

KARLAR KRALİÇESİ

Gözlerimizi karanlıkta açıyoruz. Aslında sadece o sabah değil son üç aydır her sabah gözlerimizi karanlıkta açıyoruz; alışkanlık haline gelmiş hareketlerle hazırlanıyoruz, odadan çıkıyoruz. O sabah yanımdaki eşimle odadan otelin kapısına kadar uzanan koridoru boydan boya geçerken ve kafamın alacakaranlığında mahmurlukla dolaşmaya devam ederken, aslında otellerin birbirlerine ne kadar da benzediğini düşünüyorum. Odaların büyüklüğü ve şekli … Read more KARLAR KRALİÇESİ

ZAMAN DURDUĞUNDA

Önümde zaman durdu, her yeri sessizlik kapladı. Hem de bir kez değil, İzlanda’da olduğum hafta boyunca, birkaç kez. Biz biçare insanlar, egolarımıza yenilip zamanı durdurmaya uğraşaduralım: Gençleşme kremleri, türlü türlü enjeksiyonlar, delicesine yapılan egzersizler… Zamanın etkilerini silme çabası. Çizgilerini var olmamışçasına, hayat yaşanmamışçasına ortadan kaldırma uğraşısı. Oysa zamanı yalnızca, zamanı bizim için durdurmayan doğa dondurabilirmiş; … Read more ZAMAN DURDUĞUNDA

DUMANLI KAFA

Yarı uzanmış tavana bakıyorum. Tavanda şekiller var, çizgiler var, kafamda birkaçını birleştirip bir surata benzetiyorum. Başımı çevirince camda kesilmiş kafalar görüyorum, saçları tastamam, yapılı ve gösterişli. O sırada başım neredeyse uyuşmaya başlıyor. Derimde gezinen parmaklar bir ilerleyip bir geri çekiliyorlar; sistematik bir hareketle ve sabit bir hızda çitileniyorum. Ne yalan söyleyeyim, kuaföre gitmek en sevdiğim … Read more DUMANLI KAFA

BUZDAĞININ GÖRÜNMEYEN KISMI, MARILYN CANIM

Marilyn canım, Sana bu satırları yazarken, İzlanda’nın ücra bir köşesindeyim. Son günlerde, seni bana hatırlatan olaylar yaşıyorum. İşin garibi, bu olaylar Dünya’nın en sıcak yerinde vuku bulabildiği gibi, en soğuğunda da cereyan edebiliyor. Bekle de sana anlatayım… Geçenlerde, Dünya’nın ölçülmüş en yüksek sıcaklığının yaşandığı Ölüm Vadisi’nden dönüşte, Las Vegas’ta aklıma düştün. Biliyorsun, Vegas’ın çılgın sokaklarını … Read more BUZDAĞININ GÖRÜNMEYEN KISMI, MARILYN CANIM

SAHNE DÜNYASI

İçinde bulunduğumuz devasa arabayla trafik ışıklarında duruyorduk. Işığın yeşile dönmesini beklerken bir an dışarıya baktım, sonra eşime döndüm, “Bak, Darth Vader ışın kılıcıyla iki kocaman tavuğa doğru koşuyor!” Evet, bunu gerçekten söyledim. Ve evet, ne kadar inanılmaz duyulsa da, bu olayı kendi gözlerimle gördüm. Bu, “günahlar şehrinde” gerçeküstü karakterlere  ne ilk ne de son rastlayışımızdı. … Read more SAHNE DÜNYASI

KELEBEK ETKİSİ

Önce olduğu yerde hafifçe kıpırdanıp ellerini ileri uzatıyor. Yapacaklarını kafasında sıralıyor. Paket kağıdını eline alıyor, masanın üstüne seriyor. Dikkatle ilerliyor. Ona kalsa, belki sadece işini yapıyor; işini yapış şekli sayesinde çevresine etki edebileceğiniyse, muhtemelen o anda düşünmüyor. Malum, yılbaşı kapıyı çaldı çalacak. Buralarda da bir hazırlık, bir hareketlilik; özellikle de yeme içme mevzusunda. Hal böyle … Read more KELEBEK ETKİSİ

TERSİ DÜZ GÖRMEK

Arabaya sağ yandan biniyorum. Önümde direksiyon. Yolu ikiye bölen yol çizgisi sağımda. Aynaları düzeltiyorum, yola çıkıyorum. Bu ilk kez İngiltere’de araba kullanışım değil ama her seferinde ilk birkaç dakika, arabayı ters yönde kullanmaya alışmamla geçiyor. Bir kere, araba olduğundan daha genişmiş gibi görünüyor. Sol yanıma bakıyorum, araba gemi olmuş, yanımda deniz derya uzanıyor; yollarsa daracık, … Read more TERSİ DÜZ GÖRMEK

BANLİYÖDE PAZAR

Banliyöde bir Pazar sabahı. Burası, benim banliyöm değil; duruşu, renkleri, endamı alıştığımdan farklı. Yine de kokusunda güneşli bir Pazar gününe ait ve her yerde rastlanabilecek parçacıklar var; biraz tembel, biraz müşkülpesent. Bilbao ve onun harika Guggenheim’i yalnızca 20 dakika ötede. Sokakların gözleri hala uykulu. Sörf mağazaları kapalı, restoranlar kapalı, marketler kapalı. Tek hareket, sokak arasındaki … Read more BANLİYÖDE PAZAR