KARLAR KRALİÇESİ

Gözlerimizi karanlıkta açıyoruz. Aslında sadece o sabah değil son üç aydır her sabah gözlerimizi karanlıkta açıyoruz; alışkanlık haline gelmiş hareketlerle hazırlanıyoruz, odadan çıkıyoruz. O sabah yanımdaki eşimle odadan otelin kapısına kadar uzanan koridoru boydan boya geçerken ve kafamın alacakaranlığında mahmurlukla dolaşmaya devam ederken, aslında otellerin birbirlerine ne kadar da benzediğini düşünüyorum. Odaların büyüklüğü ve şekli … Read more KARLAR KRALİÇESİ

ZAMAN DURDUĞUNDA

Önümde zaman durdu, her yeri sessizlik kapladı. Hem de bir kez değil, İzlanda’da olduğum hafta boyunca, birkaç kez. Biz biçare insanlar, egolarımıza yenilip zamanı durdurmaya uğraşaduralım: Gençleşme kremleri, türlü türlü enjeksiyonlar, delicesine yapılan egzersizler… Zamanın etkilerini silme çabası. Çizgilerini var olmamışçasına, hayat yaşanmamışçasına ortadan kaldırma uğraşısı. Oysa zamanı yalnızca, zamanı bizim için durdurmayan doğa dondurabilirmiş; … Read more ZAMAN DURDUĞUNDA

DUMANLI KAFA

Yarı uzanmış tavana bakıyorum. Tavanda şekiller var, çizgiler var, kafamda birkaçını birleştirip bir surata benzetiyorum. Başımı çevirince camda kesilmiş kafalar görüyorum, saçları tastamam, yapılı ve gösterişli. O sırada başım neredeyse uyuşmaya başlıyor. Derimde gezinen parmaklar bir ilerleyip bir geri çekiliyorlar; sistematik bir hareketle ve sabit bir hızda çitileniyorum. Ne yalan söyleyeyim, kuaföre gitmek en sevdiğim … Read more DUMANLI KAFA

SAHNE DÜNYASI

İçinde bulunduğumuz devasa arabayla trafik ışıklarında duruyorduk. Işığın yeşile dönmesini beklerken bir an dışarıya baktım, sonra eşime döndüm, “Bak, Darth Vader ışın kılıcıyla iki kocaman tavuğa doğru koşuyor!” Evet, bunu gerçekten söyledim. Ve evet, ne kadar inanılmaz duyulsa da, bu olayı kendi gözlerimle gördüm. Bu, “günahlar şehrinde” gerçeküstü karakterlere  ne ilk ne de son rastlayışımızdı. … Read more SAHNE DÜNYASI

KELEBEK ETKİSİ

Önce olduğu yerde hafifçe kıpırdanıp ellerini ileri uzatıyor. Yapacaklarını kafasında sıralıyor. Paket kağıdını eline alıyor, masanın üstüne seriyor. Dikkatle ilerliyor. Ona kalsa, belki sadece işini yapıyor; işini yapış şekli sayesinde çevresine etki edebileceğiniyse, muhtemelen o anda düşünmüyor. Malum, yılbaşı kapıyı çaldı çalacak. Buralarda da bir hazırlık, bir hareketlilik; özellikle de yeme içme mevzusunda. Hal böyle … Read more KELEBEK ETKİSİ

TERSİ DÜZ GÖRMEK

Arabaya sağ yandan biniyorum. Önümde direksiyon. Yolu ikiye bölen yol çizgisi sağımda. Aynaları düzeltiyorum, yola çıkıyorum. Bu ilk kez İngiltere’de araba kullanışım değil ama her seferinde ilk birkaç dakika, arabayı ters yönde kullanmaya alışmamla geçiyor. Bir kere, araba olduğundan daha genişmiş gibi görünüyor. Sol yanıma bakıyorum, araba gemi olmuş, yanımda deniz derya uzanıyor; yollarsa daracık, … Read more TERSİ DÜZ GÖRMEK

BANLİYÖDE PAZAR

Banliyöde bir Pazar sabahı. Burası, benim banliyöm değil; duruşu, renkleri, endamı alıştığımdan farklı. Yine de kokusunda güneşli bir Pazar gününe ait ve her yerde rastlanabilecek parçacıklar var; biraz tembel, biraz müşkülpesent. Bilbao ve onun harika Guggenheim’i yalnızca 20 dakika ötede. Sokakların gözleri hala uykulu. Sörf mağazaları kapalı, restoranlar kapalı, marketler kapalı. Tek hareket, sokak arasındaki … Read more BANLİYÖDE PAZAR

LAGÜN KENARINDAKİ ÇEMBER

Lagün kenarında sıcak bir gün. Rüzgâr nemle dolu, ağır ve yapışkan. Sanki her dokunuşuyla tenimizde, kendinden bir şeyler bırakıyor. Rüzgarın uçuşarak bıraktıkları arasında etrafımdaki konuşmalar da var; sürtünüp geçişlerinde üstümde demet demet cümleler ve kelimeler kalıyor, yavaş yavaş harflere bulanıyorum. İki yanım, iki farklı fotoğrafçı grubuyla çevrili. Fotoğrafçıların sesleri müzikli, İtalyancanın kıvraklığıyla akşamüstü oyalarla işli, … Read more LAGÜN KENARINDAKİ ÇEMBER

ÇEKİNGEN KARŞILAŞMALAR (6) – Aşk İşi

Floransa, Bologna, Milano, Roma ve Torino’da yaptığım bu 5 günlük iş gezisinde anladım ki bir aşk işi bu, insanın yaşadığı yeri sevme meselesi. İnsan gittiği yere kadar bazı şeyleri idare ediyor, sonra daha fazla dayanamayınca ilişkiyi kesip atıyor. Ben de galiba büyük şehirlerde yaşamaya olan bağımı, bu şekilde kesip atmışım. Bologna ve Torino gibi düzenli … Read more ÇEKİNGEN KARŞILAŞMALAR (6) – Aşk İşi

ÇEKİNGEN KARŞILAŞMALAR (5) – Kareli Kültür

Şehrin kare düzende tasarlanmış blokları arasında ilerliyoruz. Büyük bir meydana, kocaman şemsiyeler altında masalar konulmuş, masaların sahibi restoran kendini akşama hazırlıyor. Beyaz peçeteler, düzgün yerleştirilmiş çatal bıçaklar, beyaz masa örtüleri… Biz masaların yanında geçerken karşıdan, sırtlarında enstrümanlarıyla dört müzisyen geliyor. Çok tanıdık bir görünüşleri var, geçmişte yaşadığım bir hayatı anlatıyorlar, nereye gidersem gideyim enstrümansız dolaşmadığım … Read more ÇEKİNGEN KARŞILAŞMALAR (5) – Kareli Kültür