YAZARIN ODASI: MELTEM DAĞCI – VIERI BOTTAZZINI SÖYLEŞİSİ EDEBİYAT HABER’DE!

Günlük hayatta, herkes kendine bir ritim ve rutin yaratıyor; belki bilinçli olarak, belki de hayatın getirdikleri doğrultusunda bilinçsizce. Zaman zaman, gün içinde yapmak ya da tamamlamak istediklerimize yer ayırmak, başlı başına bir mesele olabiliyor. Oysa özellikle yaratımla ilgili meslekler, düzenli ve tekerrür eden bir çalışma programına gereksinim duyuyor. En azından benim için, müzisyen olarak yetişmiş … Devamını oku

CAMILLERI’DEN YAPAY ZEKÂYA – HEVESLİ BEYİNLER ÜTOPYASI

Geçenlerde İtalyan yazar Andrea Camilleri’yle* yapımış bir röportaja denk geldim. Görüntüden söyleşinin doksanlı yılların sonu ya da iki binlerin başında yapıldığını tahmin ediyorum. Söyleşinin bir kısmında Camilleri, İtalya’daki okuma yazma oranlarından bahsediyordu. O dönemde İtalya’da 2.000.000 kişi hiç okuma yazma bilmiyormuş; 13.000.000 kişi ancak imzasını atacak kadar okuma yazma biliyor ama okuduğunu anlamıyormuş; 13.000.000 kişi … Devamını oku

KUŞLAR VE METHUSELAH

Aristofanes’in Kuşlar eserindeki “Kargalar da onlara, sürülerinin ve yük öküzlerinin gözlerini oyarak tanrısallığınızı kanıtlayacaklar.” cümlesini okurken, aklıma Hitchcock’un Kuşlar filmindeki o meşhur sahne geldi. Tippi Hedren bir odaya girer, odanın tavanı yıkık döküktür, o farkında olmasa da kuşlar pusuya yatmıştır. Sarı saçları yapılı, 60’ların kibar modasını sergileyen, topuklu ayakkabılarından ödün vermeyen Hedren’ın karakteri; avuçiçlerini, boynunu, … Devamını oku

YARATICILIĞA VE YARATIM ALANINA DAİR BİR SÖYLEŞİ

“Günümüz dünyasında yalnızlık hâlâ bir yaratım alanı olabilir mi, yoksa bir lüks mü?” Serkan Selingil’in, Nergis Zamanı’ndaki Kadın karakterinden yola çıkarak sorduğu bu soru, beni zaman zaman düşündürmeye devam ediyor. Aliağa Ekspres gazetesi için yaptığımız söyleşide, bu soruyu şu şekilde yanıtlamaya çalıştım:  “Yalnızlık herkes için bir yaratım alanı olmak zorunda değil. Bazıları üretebilmek için kalabalıklara … Devamını oku

NERGİS ZAMANI “KAYIP RIHTIM”DA

“Her kitabın, bir hikâyesi var. Nergis Zamanı’nınki, hemen hemen her gününü roman karakterleriyle geçirdiğim, yayımlanma macerasında kafamdaki sesler kadar dış dünyadaki sessizlikleri de içeren, sekiz uzun seneye yayılan, üç kıtayı kapsayan bir yolculuk.” diyerek başladığım ve Nergis Zamanı’nın doğuş anıyla yayımlanma sürecini anlatan yazım, Kayıp Rıhtım’da yayımlandı. Yazının devamına buradan ulaşabilirsiniz. Keyifli okumalar! HENÜZ OKUMADIYSANIZ: EDEBİYAT … Devamını oku

EDEBİYAT HABER SÖYLEŞİSİ

Nergis Zamanı çıktığından beri  çok güzel mesajlar yollandı; çok güzel paylaşımlar yapıldı. Bugüne kadar düşüncelerini benimle paylaşan herkese çok teşekkürler!  Beni mutlu edenlerden biri de Aynur Kulak’ın Nergis Zamanı hakkında yazdığı eleştiri yazısının ardından Edebiyat Haber için yaptığı söyleşi teklifi oldu. Müzisyen geçmişimden edebiyat yolculuğuma farklı konularda dolaşarak yaptığımız bu keyifli söyleşinin devamını aşağıda bulabilirsiniz.  Keyifli okumalar! SÖYLEYİŞİYİ … Devamını oku

NERGİS ZAMANI YAYIMLANDI

Uzun bir yol, uzun bir yolculuk; inişleriyle çıkışlarıyla, derin derin alınan nefeslerle, şüpheler ve küçük sevinçlerle, uzayan günler, aylar ve yıllarla geçen, tarifi zor 8 yıl. 2017 yılında fikir aklıma ilk düştüğünden beri bugüne doğru ilerledi… Ve sonunda Turgut Özakman İlk Roman Ödülü’nü kazanan romanım Nergis Zamanı, Bilgi Yayınevi tarafından yayımlandı.  Turgut Özakman İlk Roman … Devamını oku

“SESLİ PORTRELER” YAYIMLANDI

Bazı ortaklaşa projeler, üstünde yıllarca çalışılsa da insanın elinde olmayan nedenlerle gün yüzü görmezken; bazılarıysa beklenmeyecek kadar büyük bir hızla olup bitiyor. Muhtemelen bunda, doğru insanların bir araya gelmesiyle yapboz parçalarının yerine oturmasının etkisi büyük. İtalya’da yayımlanan Sesli Portreler (Ritratti A Viva Voce) kitabı da göz açıp kapayıncaya kadar rafta yer bulacak, kadınların kadınlara ses … Devamını oku

NERGİSLERİN DOĞUŞU

“NERGİS ZAMANI” 2024 TURGUT ÖZAKMAN ROMAN YARIŞMASI’NI KAZANDI Pencerenin önündeki bir masada başladı romanın yolculuğu; 2017 yılında, evden uzak bir diyarda, kafamda bambaşka şeyler dolanırken. Önümdeki projeden başımı kaldırdığımda oradalardı: vazodaki bir yudum suya konulmuş nergisler. Ve o vazodaki nergisler beni elimden yakaladı, bir yerlere çekiştirdi, karakter karakteri açtı, hikâye hikâyeye dolandı. Eve dönünce renklerle, … Devamını oku

“BULUNAN VE KAYBOLAN” KARNAVAL DERGİ’DE

Ursula K. Le Guin’in yeri, benim için çok başka. Onunla, yıllar önce “Karanlığın Sol Eli” kitabıyla tanıştım. Ve sonrasında bir dürtü, beni sürekli onun kitaplarına ve sesine dönmeye itti. Le Guin o günden bugüne bana “Yerdeniz” serisiyle, novellalarıyla ya da “Sözcükler Bütün Derdim”, “Dünya’nın Ucunda Dans”, “Dümeni Yaratıcılığa Kırmak”, “Kaybedilecek Zaman Yok” gibi kurgu dışı … Devamını oku