BİLİNÇ İLE RÜYA ARASINDA

Bilinç ile rüya arasında, uykunun derinliklerine dalmadan hemen önce benliği yavaş yavaş kaplayan o ağırlıkta, en güzel öyküleri yazıyorum. Kurgu müthiş, karakterler ilginç. Bazen de kurgu yerine denemenin çevik yazısına dalıyorum. Sular seller gibi akan kurgu dışı metinler yazıyorum. Hatta arada sırada kafamda birikmiş eleştiri yazıları, tam o geçiş anında bütünlüğüne kavuşuyor; kendi kendime işi … Devamını oku

ALBERT CAMUS – YABANCI

Geçenlerde, kardeşimin hediye ettiği Albert Camus’nün “Yabancı” kitabını okudum. Neden bilmem, şimdiye kadar okumaya sıra gelmemiş. Biz, meslekleri ve uğraşları ayrı kafalarıysa bir iki kardeş, kitap okumadan duramayanlardanız. Ortak ilgi alanımıza giren ya da bizi birleştiren daha birçok konu var tabii; yine de kitap tutkusu, listenin en başında. Muhtemelen bunda, yetişme çağında içinde bulunduğumuz ortamın … Devamını oku

BOŞLUKTA TELAŞ

Koş, yap, et. Taşınmaya gün say. İşler, listeler, koliler. Yetişilemeyenler, yetişilip de bitirilemeyenler, bitirilip de hortlayanlar, üst üste gelenler… Son dört ayımız nefes almadan geçti. Taşınacağız, taşınıyoruz, taşındık derken ritmimiz bozuldu. Kendimizi, bulutların üstüne uzanan bir gökdelenin tepesinden düşermiş gibi garip bir histe uçar bulduk. Git gide yere yaklaşırken kapıldığımız bir telaş ile yaşananı derinlemesine … Devamını oku

EMEĞİN ÇUKUROVASI

Asfalttaki çukurlarla seken minibüste 15 kişiyiz. Camlar açık, dışarısı kavurucu, rüzgâr sıcak. Yolun böldüğü iki yanda tarlalar, tarlalarda başaklar, pamuk fideleri, yeni baş vermiş ayçiçekleri… Virajlarla salınıyoruz; Adana arkamızda, önümüzde tepeler ve onların ardında yaşanacaklar. Köylerden geçiyoruz, kırık dökük çardaklı bahçelerden, güneşin soldurduğu brandalı mahalle bakkallarından, boyası yer yer dökülmüş bir köy okulundan, tarihin parçası … Devamını oku

İKİ KADIN

Bir otel restoranında, akşam yemeğindeyim. Masada benimle beraber eşim, İngiliz bir hukukçu, İsveçli bir CEO, İtalyan bir ithalatçı ve Yunan bir işkadını var. Son altı gündür bu grupla beraberiz; bizi buluşturan neden ise manzara fotoğrafçılığı. Her fotoğraf kursunda olduğu gibi bu grupla da sadece fotoğraftan ve fotoğrafçılıktan değil, siyasetten kültür-sanata, aile hayatından günlük yaşama birçok … Devamını oku

BUZDAKİ YAZI

Karda, beyaz bir çölün ortasında, grubun en arkasında ilerliyorum. Yürüyüşümüz yarım saate yakın sürecek; grup lideri böyle söyledi, biz de peşinde tek sıra, buzula doğru yol alıyoruz. Tepemizde, gökten pul pul dökülen kar taneleri. Ben, biraz grubu toparlayıp kollayan kişi olduğumdan biraz da güvende olma hissini yaşarken kardaki yalnızlığı hissetmek istediğimden, grubun arkasındayım. Karda bir … Devamını oku

“BAŞTAN” BAŞLAMAK

Bazı haberler var hem beklenmedik kapıyı çalan hem de dört gözle beklenen. Bir karanlığı kısa süreliğine ışıkla dolduran, bir kıvılcım çakışı haberler; insanın önünü bir anlığına aydınlatan ve nereye gittiğini görmesini sağlayan haberler. Ben de geçen gün böyle bir haberi almanın heyecanını yaşadım: “Baştan” adlı öykümün, bu sene ilki düzenlenen Çukurova Öykü Ödülü’nde birinci seçildiğini … Devamını oku

BİLGİNİN ÖRÜLEMEYEN AĞLARI

“Şimdi ipi şuradan şöyle geçirdik mi, çabuk bir hareketle de öbür tarafa attık mı…” Şişler etraflarına dolanan iplerle bir bu yana bir diğer yana hızla hareket ederlerken, gözlerim şaşı olmuş ekrandaki kadının ellerini takip etmeye çalışıyordum. Videodaki kadın çok hamarattı. Çok hünerliydi. Ben biçare ise, onun yaptıklarını takip etmeye çalışan bir acemiydim. Bana “Her zamanki … Devamını oku

DÜNYAMIN KOKUSU

Normalde işim gereği yılın altı ayını seyahat ederek geçirdiğimden, yıllardır bu kadar uzun süre evde kalmamıştım. Ama insan zihni ve hayal gücü fiziken bir yere sabitlenmişken bile o kadar geniş ve derin ki, hiç beklemediğimiz anlarda bizi olduğumuz yerden alıp kilometrelerce öteye götürme kudretinde. Bunu, geçen gün bir kez daha anladım. Okuduğum metinde buzullardan bahsedilen … Devamını oku