KARANLIK DEHLİZLERDE BİZANS OYUNLARI

İnsan beyni inanılmaz. Gücü idrakimin ötesinde. Ve her gün, beni yeniden şaşırtmaya devam ediyor. Geçen gece rüyamda bir otelde, bir grup tanıdık tanımadık insanla beraberdim. Konuşmalar ilerledikçe ve sahneye yeni karakterler girdikçe hava politikleşiyordu ve aniden rüyadaki tüm oyuncular bir şefin batonunu takip edermişçesine, çok iyi bildikleri bir şarkıyı söylemeye başlıyorlardı. İşin ilginci, rüyamda şarkıyı … Devamını oku

“İÇİMİZDEKİ HÜLYA” İSHAK EDEBİYAT’TA

Hayatın karmaşası ve karamsarlığı içinde, sanata, edebiyata, müziğe dair girişimlere şahit olmak, heyecan verici. Bize nefes aldıran, bir anlığına da olsa zihnimizi keşmekeşten kurtaran, bizi sanata daldıran atılımlar… İshak Edebiyat, işte bunlardan biri. “Roman öldü mü?”, “Artık eski şairlerimiz mi kaldı?”, “Ülkemizde eleştiri ne gezer?” gibi bizi kısır döngüye sokan ve vakit kaybettiren sorular edebiyat … Devamını oku

YÜZE YAZI

Neden yazıyorum? Hangi içgüdü, içimdekileri içimde tutmamı engelleyip, beni yazmaya itiyor?  Bu soruları bana sorduran, bu sitedeki yüzüncü yazıyı aşmış olmam. 2016 yılından beri bazen iki arada bir derede bazen havaalanı ve uçakta geçmek bilmez saatlerde bazense evde, otelde, sokakta, deniz kıyısında ve bilumum yerde yazdığım yüz yazı…  George Orwell “İnsan neden yazar?” sorusunu, kurgu … Devamını oku

AYDINLANAN GECE – “VİCDAN” VARLIK’TA

Geçen gün sabahın beşinde, Ölüm Vadisi’nin ortasında bir yerlerde, güneşin doğuşunu fotoğraflamaya giderken düşündüm; şu yazarlık denen mesele, karanlıkta yola çıkmak gibi. Yalnız arabanın farlarıyla aydınlanan, iki yanı siyah bir örtüyle kaplı, bilinmeze giden bir yol.  Bu yolda ara ara insan, gökte beliren bir yıldıza rastlıyor; ışığı zar zor seçilen, yanıp sönerken renk değiştiren ama … Devamını oku

BİLİNÇ İLE RÜYA ARASINDA

Bilinç ile rüya arasında, uykunun derinliklerine dalmadan hemen önce benliği yavaş yavaş kaplayan o ağırlıkta, en güzel öyküleri yazıyorum. Kurgu müthiş, karakterler ilginç. Bazen de kurgu yerine denemenin çevik yazısına dalıyorum. Sular seller gibi akan kurgu dışı metinler yazıyorum. Hatta arada sırada kafamda birikmiş eleştiri yazıları, tam o geçiş anında bütünlüğüne kavuşuyor; kendi kendime işi … Devamını oku

EMEĞİN ÇUKUROVASI

Asfalttaki çukurlarla seken minibüste 15 kişiyiz. Camlar açık, dışarısı kavurucu, rüzgâr sıcak. Yolun böldüğü iki yanda tarlalar, tarlalarda başaklar, pamuk fideleri, yeni baş vermiş ayçiçekleri… Virajlarla salınıyoruz; Adana arkamızda, önümüzde tepeler ve onların ardında yaşanacaklar. Köylerden geçiyoruz, kırık dökük çardaklı bahçelerden, güneşin soldurduğu brandalı mahalle bakkallarından, boyası yer yer dökülmüş bir köy okulundan, tarihin parçası … Devamını oku

BİLGİNİN ÖRÜLEMEYEN AĞLARI

“Şimdi ipi şuradan şöyle geçirdik mi, çabuk bir hareketle de öbür tarafa attık mı…” Şişler etraflarına dolanan iplerle bir bu yana bir diğer yana hızla hareket ederlerken, gözlerim şaşı olmuş ekrandaki kadının ellerini takip etmeye çalışıyordum. Videodaki kadın çok hamarattı. Çok hünerliydi. Ben biçare ise, onun yaptıklarını takip etmeye çalışan bir acemiydim. Bana “Her zamanki … Devamını oku

KULVARDAN ÇIKMAK

Genç yazarlara en sık verilen öğütlerden bazıları yazmak istedikleri türde kitaplar okumaları, o alanda çok satılanları incelemeleri ve hedef okur kitlesini analiz etmeleri. Kısacası onlardan hülyalarda dolaşan yazar düşlerinden uyanıp, hedef odaklı çalışmaları bekleniyor. Bir ürün yaratmaları ve pazarlamaları isteniyor. Bir bakıma değişen dünyanın şartlarına ayak uydurmaları şart koşuluyor. Ben de ister istemez en çok … Devamını oku

MATRUŞKA

“Ne işle mi uğraşıyorum? Yazarım…” “Çocuk kitapları, değil mi?” “Hayır, yetişkinler için kurgu edebiyat.” “Aaa… Ne tür kitaplar yazıyorsunuz?” “Daha çok distopik dünyalarda kurgulanmış ve insan psikolojisinin karanlık noktalarını irdeleyen romanlar ve öyküler. Bu hikayelerde aynı zamanda da dili kırmaya ve insanların önyargılarıyla oynamaya çalışıyorum.” “…” Korona’nın bir rock star edasıyla Dünya turuna başlamasından hemen … Devamını oku